-->

KML de hedefe yönelik tedavi

Yorum Gönderme
KML tedavisinde amaç, hastalık belirtileri ve sorunlara yol açan anormal BCR-ABL genini içeren lösemik hücreleri ortadan kaldırmaktır. Çoğu hastada hastalıklı tüm hücreleri ortadan kaldırmak mümkün olmasa da, hastalığın seyri yavaşlatılabilir. Tedavinin şekli hastalığın hangi safhada olduğuna bağlı olarak değişiklik gösterebilir. 

Aşağıda, KML tedavisinde kullanılan hedefe yönelik tedavi ile ilgili bilgiler verilmiştir.


KML'de hastalığın gelişim mekanizması nedir ?

Normal şartlar altında akyuvarların üretimi için “tirozin kinaz aktivitesi" adı verilen bir reaksiyona ihtiyaç duyulur. Bu reaksiyon sağlıklı kişilerde kontrol altında olup yeterli miktarda akyuvar üretildikten sonra tirozin kinaz aktivitesi sonlanır. 

KML hastalığında, BCR-ABL geninin üretmiş olduğu protein sebebiyle tirozin kinaz aktivitesi kontrolsuzdur. Bu sebeple, lösemi hücreleri aşırı bir şekilde artar. 

Bu mekanizmanın keşfi, tedaviye yönelik araştırmaların ve bazı ilaçların bulunmasına yol açmıştır.


Hedefe yönelik ilaçların etki mekanizması nedir ?


Tirozin kinaz aktivitesini engelleyen ilaçların etkisiyle, akyuvarların aşırı ve kontrolsuz üretimi engellenir. Bu tip tedavilere hedefe yönelik tedavi adı verilir.

KML hastalarında kullanılan bu tip ilaçların etken maddeleri arasında; imatinib, dasatinib, nilotinib gibi maddeler sayılabilir. Bu ilaçların her biri farklı basamaklarda kullanılan ilaçlardır.


Kronik safha ilk basamak tedavisi olarak imatinib kullanılır. Bu safhadaki hastaların kandaki lösemik hücre sayılarının normale dönmesi, dalağın küçülerek normal boyutlarını kazanması, imatinib tedavisinin işe yaradığını gösterir. İmatinib kullananlarda; göz çevresi ve bacaklarda şişlik, bulantı, kaslarda kramp, deri döküntüleri, yorgunluk ve ishal gibi yan etkiler görülebilir.

İmatinib tedavisine direnç gösteren, bu tedavinin ağır geldiği hastalarda 2. basamak tedavisi olarak dasatinib veya nilotinib etken maddeli ilaçlar kullanılır. Bu ilaçlar da, tirozin kinaz aktivitesini engelleyen ilaçlar olup, BCR-ABL proteinine bağlanarak etki gösterirler. 

İkinci basamak tedavisinde kullanılan ilaçların yan etkileri de birinci basamakta kullanılan imatinibe benzerdir. İmatinibin yan etkilerine ilave olarak; pankreas ve karaciğer enzimlerinin seviyelerinde artışlar, bilirubin yüksekliği ile kalp ve akciğerleri saran zarların arasında sıvı birikimi gibi yan etkiler sayılabilir.   

Hedefe yönelik tedavi şeklinin kullanılmaya başlamasıyla KML tedavisinde başarılı sonuçlar alınmaya başlamış ve KML  hastalığında sağ kalım oranları yükselmeye başlamıştır.

Hedefe yönelik ilaçlarla iyi sonuçlar alınsa da, tüm KML hastalarında bu tip ilaçlar etkili olmamaktadır. Ayrıca, bir süre etkili olan bu ilaçlara direnç de gelişebilmektedir. İlk basamak tedavisine direnç gelişenlerde ikinci basamak tedavilere geçilir.

Adı geçen ilaçlardan hangilerinin hangi dozda kullanılacağı uzman hematologlar tarafından belirlenir. Kan değerlerine bakarak, bu ilaçların dozları ve kullanım şekli asla hasta tarafından değiştirilmemelidir. Kullanılması ve hastalığa iyi geldiği söylenen birçok bitkisel kaynaklı ürün bu ilaçlarla etkileşime girebileceğinden mutlaka doktora danışılmalıdır.  

BUNLARDA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR:

Yorum Gönderme

loading...
EMAİL gönder yazılar ADRESİNE GELSİN